Yayınlanma Tarihi: 22 Aralık 2025
Güncellenme Tarihi: 22 Aralık 2025
Skolyoz ameliyatı olanlar engelli raporu alabilir mi sorusu, hem ameliyat sürecinden geçen hastalar hem de sosyal haklarını öğrenmek isteyen bireyler tarafından sıkça gündeme getirilmektedir. Skolyoz, omurganın yana doğru eğriliği ile karakterize edilen ve bazı bireylerde günlük yaşam aktivitelerini, çalışma kapasitesini ve genel yaşam kalitesini etkileyebilen bir hastalıktır. Ameliyat, skolyoz tedavisinde önemli bir aşama olsa da her zaman fonksiyonel kayıpların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bu nedenle engelli raporu konusu, yalnızca ameliyat olup olmamaya değil, ameliyat sonrası ortaya çıkan kalıcı etkilerin derecesine göre değerlendirilir.

Türkiye’de engelli raporu düzenlenirken temel alınan kriterler, hastalığın kişide oluşturduğu kalıcı fonksiyon kaybı ve bu kaybın günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğidir. Skolyoz ameliyatı geçirmiş bireylerde bu değerlendirme, ameliyat öncesi eğrilik derecesi, ameliyatın başarısı, omurganın hareket kabiliyeti ve hastanın ağrı, solunum kapasitesi ve fiziksel dayanıklılığı gibi birçok faktör üzerinden yapılır. Bu nedenle her skolyoz ameliyatı olan kişinin otomatik olarak engelli raporu alması söz konusu değildir; ancak belirli kriterler karşılanıyorsa bu hak mümkündür.
Skolyoz Engellilik Durumu ve Yasal Çerçeve
Skolyozun engellilik durumu, yalnızca radyolojik görüntülerle değil, bireyin fonksiyonel kapasitesiyle birlikte değerlendirilir. Türkiye’de engellilik kavramı, kişinin bedensel, zihinsel, ruhsal veya duyusal yetilerindeki kaybın, toplumsal hayata katılımını kısıtlaması üzerinden tanımlanır. Bu çerçevede skolyoz, her hastada aynı derecede engellilik oluşturmaz. Hafif eğriliklere sahip ve günlük yaşamını bağımsız sürdürebilen bireylerde engellilik oranı verilmezken, ileri derecede eğrilik veya ameliyat sonrası kalıcı kısıtlılığı olan kişiler için engelli raporu gündeme gelebilir.
Yasal değerlendirme, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” esas alınarak yapılır. Bu yönetmelikte omurga hastalıkları için belirli oran aralıkları tanımlanmıştır. Skolyozun engellilik oranı, hastalığın omurganın hareket açıklığını ne kadar kısıtladığı, kronik ağrıya yol açıp açmadığı ve solunum fonksiyonlarını etkileyip etkilemediğine göre belirlenir. Dolayısıyla skolyoz ameliyatı sonrası durum, bu yasal çerçeve içinde çok yönlü olarak ele alınır.
Türkiye’de Engelli Raporu Düzenleyen Kurumlar
Türkiye’de engelli raporu verme yetkisi, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tam teşekküllü devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerine aittir. Özel hastaneler tek başına engelli raporu düzenleyemez; ancak devlet hastanelerine sevk sürecinde tıbbi belgeler sunabilirler. Skolyoz ameliyatı geçiren bireyler, ikamet ettikleri ildeki yetkili hastanelere başvurarak engelli sağlık kurulu raporu talep edebilirler.
Başvuru sürecinde ortopedi ve travmatoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon, gerektiğinde göğüs hastalıkları gibi branşların yer aldığı bir sağlık kurulu değerlendirme yapar. Bu kurul, hastanın ameliyat öncesi ve sonrası tıbbi kayıtlarını, radyolojik görüntülerini ve mevcut klinik durumunu inceler. Değerlendirme sonucunda engellilik oranı belirlenir ve rapor, kişinin sosyal haklardan yararlanabilmesi için resmi belge niteliği taşır.
Engelli Raporu Yönetmeliği ve Skolyoz Kriterleri
Engelli raporu yönetmeliğinde skolyoz, omurga hastalıkları başlığı altında değerlendirilir. Burada temel kriter, omurgadaki eğriliğin derecesinden ziyade, bu eğriliğin fonksiyonel kayba yol açıp açmadığıdır. Örneğin, belirgin hareket kısıtlılığı, sürekli ağrı, denge sorunları veya solunum kapasitesinde azalma gibi durumlar engellilik oranını doğrudan etkiler.
Skolyoz ameliyatı sonrasında omurgada metal implantlar bulunması tek başına engellilik nedeni sayılmaz. Ancak bu implantların hareket kısıtlılığına, kronik ağrıya veya iş gücü kaybına yol açması durumunda oranlandırma yapılabilir. Yönetmelik, kişisel farklılıkları dikkate alan bir değerlendirme sistemi sunduğu için her hasta için standart bir oran belirlenmez; bireysel durum esas alınır.
Skolyozun Fonksiyonel Etkileri ve Engellilik Oranı İlişkisi
Skolyozun engellilikle ilişkisi, büyük ölçüde fonksiyonel etkiler üzerinden kurulur. Günlük yaşamda eğilme, dönme, uzun süre ayakta durma veya oturma gibi aktivitelerde zorlanma, hastanın yaşam kalitesini düşürebilir. Özellikle ameliyat sonrası dönemde bu tür kısıtlılıkların kalıcı hale gelmesi, engellilik değerlendirmesinde önemli rol oynar.
Ayrıca ileri derecede skolyozu olan bazı hastalarda göğüs kafesi deformitesine bağlı solunum fonksiyonlarında azalma görülebilir. Bu durum, yalnızca ortopedik değil, sistemik bir etkilenme olarak değerlendirilir ve engellilik oranını artırabilir. Dolayısıyla skolyozun fonksiyonel sonuçları ne kadar belirginse, engelli raporu alma ihtimali de o kadar artar.
Ameliyat Öncesi ve Sonrası Değerlendirme Süreçleri
Skolyozda engellilik değerlendirmesi yapılırken ameliyat öncesi ve sonrası süreçler birlikte ele alınır. Ameliyat öncesi eğrilik derecesi, hastanın şikâyetleri ve fonksiyonel durumu, ameliyatın ne ölçüde gerekli olduğunu gösteren önemli veriler sunar. Ameliyat sonrası ise elde edilen düzelme oranı ve hastanın günlük yaşama adaptasyonu değerlendirilir. Bu süreç, skolyoz tedavisi planlamasının ayrılmaz bir parçasıdır.
Skolyoz tedavisinde amaç yalnızca omurgayı düzeltmek değil, hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Bu nedenle ameliyat sonrası rehabilitasyon, fizik tedavi ve düzenli kontroller büyük önem taşır. Skolyoz tedavisi hakkında detaylı bilgiye skolyoz tedavisi sayfasından ulaşabilirsiniz. Engellilik değerlendirmesi de bu bütüncül yaklaşımın bir parçası olarak ele alınmalıdır.
Skolyoz Açısının (Cobb Açısı) Engellilik Oranına Etkisi
Cobb açısı, skolyozun şiddetini ölçmek için kullanılan temel parametredir. Ancak engellilik oranı belirlenirken tek başına Cobb açısına bakılmaz. Yüksek Cobb açısına sahip bazı hastalar günlük yaşamda ciddi kısıtlılık yaşamazken, daha düşük açılara sahip bazı bireylerde belirgin fonksiyon kaybı görülebilir.
Ameliyat öncesi Cobb açısının çok yüksek olması ve ameliyat sonrası yeterli düzelmenin sağlanamaması durumunda engellilik oranı gündeme gelebilir. Özellikle omurganın belirli segmentlerinde hareket kaybı varsa veya ağrı devam ediyorsa, bu durum sağlık kurulunun değerlendirmesinde önemli bir kriter olur.
Ameliyatın Başarısı ve Düzeltme Oranının Değerlendirilmesi
Skolyoz ameliyatının başarısı, yalnızca radyolojik düzelme ile değil, hastanın klinik iyilik haliyle ölçülür. Ameliyat sonrası ağrı düzeyi, hareket kabiliyeti ve günlük aktiviteleri yerine getirme kapasitesi değerlendirilir. Eğer ameliyat sonrası hasta, ameliyat öncesine kıyasla belirgin bir fonksiyonel iyileşme göstermişse, engellilik oranı düşük veya sıfır olabilir.
Ancak bazı durumlarda ameliyat teknik olarak başarılı olsa bile, hastada kalıcı sertlik, kas güçsüzlüğü veya ağrı görülebilir. Bu tür durumlar, engellilik değerlendirmesinde dikkate alınır ve oranlandırma buna göre yapılır. Dolayısıyla ameliyatın bireysel sonuçları büyük önem taşır.
Ameliyat Sonrası Kalıcı Sınırlılıkların Tespiti
Ameliyat sonrası dönemde bazı hastalarda kalıcı sınırlılıklar gelişebilir. Omurganın belirli bölümlerinde hareket kısıtlılığı, uzun süreli ayakta duramama veya ağır kaldırma gibi aktivitelerde zorlanma bunlara örnektir. Bu sınırlılıklar, hastanın mesleki ve sosyal yaşamını etkileyebilir.
Sağlık kurulu, bu kalıcı etkileri objektif muayene bulguları ve tıbbi belgelerle değerlendirir. Kalıcı sınırlılıkların belgelenmesi, engelli raporu alma sürecinde kritik bir adımdır. Bu nedenle hastaların düzenli kontrollerini aksatmaması ve şikâyetlerini net şekilde ifade etmesi önemlidir.
Skolyoz Ameliyatı Sonrası Engelli Raporu Başvurusu
Skolyoz ameliyatı sonrası engelli raporu başvurusu yapmak isteyen bireyler, öncelikle yetkili bir devlet veya üniversite hastanesine başvurmalıdır. Başvuru sırasında ameliyat raporları, epikrizler, radyolojik görüntüler ve varsa fizik tedavi raporları sunulmalıdır. Bu belgeler, sağlık kurulunun objektif bir değerlendirme yapabilmesi için gereklidir.
Sağlık kurulu muayenesi sonucunda engellilik oranı belirlenir ve rapor düzenlenir. Bu rapor, süreli veya süresiz olabilir. Oran %40 ve üzerindeyse, birey birçok sosyal ve ekonomik haktan yararlanma imkanına sahip olur. Ancak oran, kişinin klinik durumuna göre değişiklik gösterir ve her başvuruda aynı sonuç alınmayabilir.
Skolyoz Ameliyatı Sonrası Çalışma Hayatına Etkileri ve Haklar
Skolyoz ameliyatı sonrası bazı bireyler çalışma hayatına sorunsuz şekilde devam edebilirken, bazıları için belirli kısıtlamalar söz konusu olabilir. Özellikle ağır fiziksel işlerde çalışan kişilerde, ameliyat sonrası sınırlılıklar iş gücü kaybına yol açabilir. Bu durumda engelli raporu, kişinin çalışma koşullarının düzenlenmesi açısından önemli bir belge haline gelir.
Engelli raporu bulunan bireyler, engelli kadrosunda istihdam, vergi indirimi, erken emeklilik gibi haklardan yararlanabilir. Ayrıca işverenlerin çalışma ortamını bireyin sağlık durumuna uygun hale getirmesi beklenir. Bu haklar, ameliyat sonrası yaşamın daha sürdürülebilir olmasına katkı sağlar.
Skolyoz Ameliyatı Sonrası Yaşam Kalitesi ve Rehabilitasyon
Skolyoz ameliyatı sonrası yaşam kalitesi, büyük ölçüde rehabilitasyon sürecine bağlıdır. Fizik tedavi ve düzenli egzersizler, omurganın esnekliğini korumaya ve kas gücünü artırmaya yardımcı olur. Bu süreç, hem ağrının azalmasını hem de günlük yaşam aktivitelerinin daha rahat yapılmasını sağlar.
Yaşam kalitesinin artması, engellilik değerlendirmesini de dolaylı olarak etkiler. Rehabilitasyon sayesinde fonksiyonel kapasitesi artan bireylerde engellilik oranı düşebilir. Bu nedenle skolyoz ameliyatı sonrası süreç, yalnızca cerrahi müdahale ile sınırlı kalmamalı; bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

Doç. Dr. Ömer Bozduman, 2008’de mezun olduğu tıp eğitiminden sonra acil sağlık birimlerinde görev yapmış, 2016’da Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlığını tamamlamıştır. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nde görev yapan Bozduman, Memorial Antalya Hastanesindeki çalışmalarının ardından günümüzde Samsun’daki özel kliniğinde omurga cerrahisi, artroplasti, artroskopi ve ortopedik travma alanlarında hizmet vermektedir.


