Skolyoz, omurganın yana doğru anormal bir şekilde eğrilmesiyle karakterize edilen bir sağlık durumudur. Omurga, insan vücudunun temel destek yapısıdır ve normalde arkadan bakıldığında düz bir çizgi gibi görünür. Ancak skolyoz hastalarında bu çizgi, “S” veya “C” harfi şeklinde bir eğrilik oluşturur. Bu durum, yalnızca estetik bir sorun olmaktan çok daha fazlasıdır; kişinin fiziksel sağlığını, hareket kabiliyetini ve hatta psikolojik durumunu etkileyebilir.

Skolyoz hastalığı, genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde fark edilse de, yetişkinlerde de çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Hafif skolyoz vakaları çoğu zaman belirgin semptomlara yol açmazken, ciddi vakalar ağrı, solunum zorluğu, iç organlara baskı ve duruş bozuklukları gibi komplikasyonlara neden olabilir. Bu makalede, skolyozun nedenlerinden belirtilerine, tedavi seçeneklerinden ameliyat süreçlerine ve sıkça sorulan sorulara kadar her yönüyle detaylı bir şekilde ele alacağız.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Nedir?

Skolyoz, omurganın doğal ekseninden saparak yana doğru eğrilmesi durumudur. Omurga, 33-34 kemikten (vertebra) oluşan karmaşık bir yapıdır ve vücudun dik durmasını sağlar, aynı zamanda sinir sistemi ile iç organları korur. Sağlıklı bir omurga, önden veya arkadan bakıldığında düz bir çizgi izlerken, yandan bakıldığında doğal “S” şeklindeki kavisleri (lordoz ve kifoz) içerir. Skolyozda ise bu denge bozulur ve omurga yana doğru eğrilir. Skolyoz eğriliği, genellikle Cobb açısı adı verilen bir ölçümle derecelendirilir. Bu açı, röntgen görüntülerinden hesaplanır ve eğriliğin şiddetini belirler.

Skolyoz hastalığı, her yaştan bireyi etkileyebilir, ancak en sık çocuklarda ve ergenlerde teşhis edilir. Özellikle büyüme çağında, omurganın hızlı gelişimi sırasında skolyoz başlangıcı fark edilebilir. Erken teşhis edildiğinde, eğriliğin ilerlemesi kontrol altına alınabilir ve ciddi komplikasyonlar önlenebilir. Skolyoz, yalnızca sırt bölgesinde değil, boyunda skolyoz gibi daha nadir görülen formlarıyla da kendini gösterebilir. Bu durum, üst omurga bölgesindeki bir problemi işaret edebilir ve farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirebilir.

Skolyoz Neden Olur?

Skolyozun nedenleri, hastalığın türüne, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Skolyozun en yaygın türü olan “idiyopatik skolyoz”un kesin nedeni bilinmez, ancak bazı bilinen faktörler skolyozun ortaya çıkmasına yol açabilir:

Skolyozun kesin nedenini belirlemek için doktorlar, hastanın tıbbi öyküsünü detaylı bir şekilde inceler, fiziksel muayene yapar ve röntgen, MRI veya CT gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanır.

Skolyoz Belirtileri

Skolyoz belirtileri, eğriliğin derecesine, kişinin yaşına ve hastalığın ilerleme hızına bağlı olarak farklılık gösterir. Hafif skolyoz vakaları genellikle belirgin semptomlara yol açmaz ve çoğu zaman rutin bir sağlık kontrolü sırasında tesadüfen fark edilir. Ancak daha ciddi vakalarda, fiziksel belirtiler açıkça ortaya çıkar ve kişinin günlük hayatını etkileyebilir.

Yetişkinlerde Skolyoz Belirtileri

Yetişkinlerde skolyoz, genellikle dejeneratif değişikliklerle birlikte görülür ve şu belirtilerle kendini gösterebilir:

Çocuklarda Skolyoz Belirtileri

Çocuklarda skolyoz, büyüme çağında hızla ilerleyebilir ve şu belirtilerle fark edilebilir:

Ebeveynlerin, çocuklarının duruşunu düzenli olarak gözlemlemesi ve herhangi bir şüphe durumunda bir ortopedi uzmanına başvurması kritik önem taşır. Özellikle okul taramaları, skolyozun erken teşhisinde büyük bir rol oynar.

Skolyoz Türleri

Skolyoz, farklı nedenlere ve ortaya çıkış şekillerine bağlı olarak çeşitli türlere ayrılır. Skolyoz çeşitleri, tedavi planını belirlemede önemli bir etkendir.

İdiopatik Skolyoz

Skolyoz vakalarının yaklaşık %80’ini oluşturan idiyopatik skolyoz, nedeni tam olarak bilinmeyen bir türdür. Genellikle ergenlik döneminde (10-18 yaş arası) ortaya çıkar ve kız çocuklarında erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülür. İdiopatik skolyoz, üç alt gruba ayrılır:

Bu tür, hafif skolyozdan ciddi eğriliklere kadar geniş bir yelpazede seyredebilir.

Nöromusküler Skolyoz

Nöromusküler skolyoz, kas veya sinir sistemi hastalıklarından kaynaklanan bir skolyoz türüdür. Cerebral palsy, kas distrofisi, spinal müsküler atrofi veya spina bifida gibi durumlar bu türün yaygın nedenleridir. Kasların omurgayı destekleyememesi nedeniyle eğrilik genellikle hızlı ilerler ve cerrahi müdahale gerektirebilir.

Konjenital Skolyoz

Konjenital skolyoz, omurganın doğuştan gelen yapısal anomalileri nedeniyle oluşur. Omurga kemiklerinin anormal şekillenmesi (örneğin yarım vertebra), birleşmesi veya eksik gelişmesi bu duruma yol açar. Genellikle bebeklik veya erken çocukluk döneminde teşhis edilir ve ilerlemesi durumunda cerrahi tedavi gerekebilir.

Skolyozun Şekline Göre Türleri: C Skolyoz ve S Skolyoz

Skolyoz eğriliğinin şekline göre “C skolyoz” ve “S skolyoz” olarak da sınıflandırılır. C skolyoz, omurganın tek bir yönde eğrilmesiyle oluşurken, S skolyoz çift eğrilik içerir ve daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Boyunda skolyoz ise daha nadir görülür ve genellikle servikal omurgadaki bir problemi işaret eder.

Dejeneratif Skolyoz

Yetişkinlerde görülen dejeneratif skolyoz, omurga disklerinin ve eklemlerinin yaşa bağlı aşınması sonucu ortaya çıkar. Osteoporoz veya artrit gibi durumlar bu tür skolyozun gelişimini hızlandırabilir.

Skolyoz (Omurga Eğriliği) Derece Sınıflandırılması

Skolyoz dereceleri, eğriliğin açısına göre belirlenir ve Cobb açısı adı verilen bir ölçümle değerlendirilir. Bu açı, röntgen görüntülerinden hesaplanır ve şu şekilde sınıflandırılır:

5, 10, 20, 30, 40 Derece Omurga Eğriliği Görüntüleri ve Etkileri

Skolyozun derecesi ilerledikçe, omurgadaki eğrilik röntgen görüntülerinde daha belirgin hale gelir. 5 derecelik bir eğrilik neredeyse fark edilmezken, 10-20 derece arasındaki eğrilikler hafif asimetrilere yol açar. 20-30 dereceye ulaşıldığında sırt ve kalça bölgesinde belirgin deformasyonlar görülür. 40 derece ve üzeri ise ciddi bir deformasyon olarak kabul edilir; bu durumda omurga iç organlara baskı yapabilir, akciğer kapasitesini azaltabilir ve kişinin duruşu, hareket kabiliyeti ve solunumu olumsuz etkilenebilir. Örneğin, 50 derecenin üzerindeki eğrilikler, kalp ve akciğer fonksiyonlarını ciddi şekilde etkileyebilir.

Skolyoz Nasıl Anlaşılır?

Skolyozun teşhisi genellikle fiziksel muayene ile başlar. Doktor, hastanın sırtını inceleyerek omuz, kalça ve omurga hizasındaki asimetrileri kontrol eder. “Adams öne eğilme testi” adı verilen bir yöntemle, hasta öne eğildiğinde sırtındaki eğrilik daha net fark edilebilir. Bu testte, sırtın bir tarafında belirgin bir kamburluk veya asimetri varsa skolyoz şüphesi artar. Kesin teşhis için röntgen çekilir ve Cobb açısı hesaplanır. Gerekirse MRI veya CT gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılarak omurganın detaylı yapısı incelenir.

Evde skolyoz şüphesi varsa, şu işaretlere dikkat edebilirsiniz:

Ancak bu belirtiler kesin bir teşhis için yeterli değildir; mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulmalıdır. Okul taramaları ve düzenli sağlık kontrolleri, çocuklarda skolyozun erken teşhisinde büyük bir rol oynar.

Skolyoz Hastalığı Ameliyat Süreci

Skolyoz ameliyatı, genellikle 40 dereceyi aşan ciddi vakalarda veya eğriliğin hızla ilerlediği durumlarda önerilir. Ameliyatın temel amacı, omurgadaki eğriliği mümkün olduğunca düzeltmek, ilerlemesini durdurmak ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır.

Skolyoz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Skolyoz ameliyatı, “spinal füzyon” adı verilen bir yöntemle gerçekleştirilir. Bu süreç şu adımları içerir:

  1. Hazırlık: Hasta genel anestezi altına alınır ve ameliyat öncesi röntgenlerle eğriliğin detaylı bir haritası çıkarılır. Hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir.
  2. Kesi: Cerrah, omurgaya erişmek için sırt bölgesinde bir kesi yapar. Kesi boyutu, eğriliğin yerine, şiddetine ve ameliyatın kapsamına göre değişir (genellikle 20-30 cm uzunluğunda).
  3. Düzeltme: Omurga kemikleri, metal çubuklar, vidalar ve kancalar kullanılarak düzeltilir. Bu implantlar, omurgayı sabit bir pozisyonda tutar ve eğriliği azaltır.
  4. Füzyon: Kemikler birbirine kaynaması için kemik grefti yerleştirilir. Kemik grefti, genellikle hastanın kendi kalça kemiğinden alınır veya donör kemik kullanılır.
  5. Kapanış: Ameliyat tamamlandıktan sonra kesi dikilir ve hasta yoğun bakıma alınır.

Ameliyat süresi, eğriliğin şiddetine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak 4-8 saat arasında değişebilir. İyileşme süreci ise birkaç ay sürebilir ve fizik tedavi gerektirebilir.

Skolyoz Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

Ameliyat öncesi hastalar, doktorlarıyla detaylı bir görüşme yapar. Kan testleri, akciğer fonksiyon testleri ve kalp kontrolleri gibi prosedürler uygulanır. Ayrıca, hastanın ameliyat sonrası döneme hazırlanması için beslenme önerileri (örneğin kemik sağlığını destekleyen kalsiyum ve D vitamini alımı), sigara bırakma (iyileşmeyi hızlandırmak için) ve hafif egzersiz programları verilebilir.

Skolyoz Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyattan sonraki ilk hafta hastanede geçirilir. Hasta, ağrı yönetimi ve enfeksiyon riskini azaltmak için yakından izlenir. İlk birkaç ay boyunca ağır kaldırma veya ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Fizik tedavi, kas gücünü geri kazanmak, omurgayı desteklemek ve hareket kabiliyetini artırmak için kritik bir rol oynar. Tam iyileşme, genellikle 6-12 ay sürebilir.

Skolyoz Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi edilmeyen skolyoz, özellikle çocuklarda ve ergenlerde ciddi komplikasyonlara yol açabilir:

Bu nedenle, skolyozun erken teşhisi ve uygun tedaviyle yönetilmesi büyük önem taşır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda, eğriliğin ilerlemesi düzenli takip edilmezse geri dönüşü olmayan sonuçlar doğabilir.

Skolyoz Tedavisinde Kullanılan Alternatif Yöntemler

Skolyoz tedavisi, hastalığın derecesine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir. Cerrahi dışı yöntemler, özellikle hafif ve orta derecede skolyozda etkili olabilir:

Skolyoz Ameliyatı Sonrası Yapılmaması Gerekenler

Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hastaların dikkatli olması gerekir. Şu hareketlerden ve alışkanlıklardan kaçınılmalıdır:

Doktorun önerdiği skolyoz egzersizleri ve fizik tedavi programı düzenli olarak uygulanmalı, kontrol randevuları aksatılmamalıdır.

Skolyoz Hastalığı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Skolyoz Hastaları Ne Kadar Yaşar?

Skolyoz, genellikle yaşam süresini doğrudan etkilemez. Hafif ve orta derecede skolyoz vakaları, kişinin normal bir yaşam sürmesine engel olmaz. Ancak ciddi vakalarda (örneğin 70-80 derece üzeri), solunum veya kalp problemleri gibi komplikasyonlar gelişirse dolaylı etkiler olabilir. Erken tedavi ile bu riskler büyük ölçüde önlenir.

Skolyoza Ne İyi Gelir?

Skolyoz egzersizleri, fizik tedavi, sağlıklı beslenme (kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdalar), düzenli hareket ve stresi azaltan aktiviteler (yoga, meditasyon) skolyoza iyi gelebilir. Ayrıca, ergonomik bir yaşam tarzı benimsemek (doğru oturma pozisyonu, uygun yatak seçimi) semptomları hafifletebilir.

Skolyoz Nasıl Düzelir?

Hafif skolyoz egzersiz ve korse ile düzelebilirken, orta derecede skolyozda korse ve fizik tedavi kombinasyonu etkili olabilir. Ciddi vakalar ise genellikle ameliyat gerektirir. Tedavi, eğriliğin derecesine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre özelleştirilir.

Skolyoz Genetik Mi?

Evet, skolyozun genetik bir yatkınlığı olabilir. Ailede skolyoz öyküsü varsa, risk artar. Örneğin, ikizlerde skolyoz görülme oranı daha yüksektir. Ancak genetik faktörler tek başına yeterli değildir; çevresel faktörler (büyüme hızı, duruş alışkanlıkları) de bu durumu tetikleyebilir.

Skolyoz Ağrısı Nasıl Geçer?

Skolyoz ağrısı için fizik tedavi, ağrı kesiciler (doktor önerisiyle), sıcak-soğuk uygulamalar ve kas gevşetici egzersizler kullanılabilir. Kronik ağrı durumlarında, epidural enjeksiyonlar veya sinir blokajı gibi ileri tedaviler düşünülebilir. Ağrının şiddeti ve kaynağına göre bir uzmanla görüşmek önemlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RANDEVU OLUŞTUR

Hemen randevu alarak, sağlığınız için bir adım atın.

İletişim Bilgileri
Hastalığınız Hakkında
Randevu İçin Tarih Seçiniz
Open chat
Merhaba,
size nasıl yardımcı olabiliriz?