S tipi skolyozda omurgada iki ana eğrilik bulunur. Egzersizler dengeyi, postürü ve kas kontrolünü desteklemek için planlanır. Takibin kişiye özel yapılması önemlidir.

Skolyoz, omurganın yana doğru eğrilmesi ve omurların kendi ekseni etrafında dönmesiyle gelişen üç boyutlu bir omurga deformitesidir. Eğriliğin sayısı ve yerleşimine göre farklı tiplerde sınıflandırılır. Bunlardan biri olan S tipi skolyoz, omurgada iki ana eğriliğin bulunmasıyla karakterizedir. Röntgen görüntüsünde omurga “S” harfine benzer bir görünüm oluşturduğu için bu isimle anılır.
Hastaların en sık merak ettiği konular arasında S tipi skolyoz nedir, C tipi skolyozdan farkı nedir, hangi belirtilere yol açar ve hangi egzersizler uygulanmalıdır soruları yer alır. S tipi skolyozun değerlendirilmesinde yalnızca eğriliğin şekli değil; Cobb açısı, eğriliğin yerleşimi, omur rotasyonu, hastanın yaşı ve büyüme potansiyeli de büyük önem taşır.
S tipi skolyozda uygulanan egzersizler; omurga dengesini korumayı, postürü iyileştirmeyi, kas kuvvetini artırmayı ve günlük yaşam fonksiyonlarını desteklemeyi amaçlar. Ancak her hastanın eğriliği farklı olduğundan egzersiz programı mutlaka kişiye özel planlanmalıdır.
S Tipi Skolyoz Ne Anlama Gelir?
S tipi skolyoz, omurgada birbirini dengeleyen iki ana eğriliğin bulunduğu skolyoz tipidir. Genellikle bir eğrilik torakal (sırt) bölgede, diğer eğrilik ise lomber (bel) bölgede yer alır. Böylece omurga röntgen görüntüsünde “S” harfine benzer bir görünüm kazanır.
İki eğrilik bulunması, omurganın denge mekanizmasının bir sonucudur. Vücut, ilk eğriliği dengelemek amacıyla zaman içinde ikinci bir eğrilik geliştirebilir. Ancak her S tipi skolyoz aynı özelliklere sahip değildir ve tedavi planı kişiye göre değişiklik gösterir.
Omurgada İki Ana Eğriliğin Bulunması
S tipi skolyozun en belirgin özelliği omurgada iki ayrı eğriliğin bulunmasıdır.
Bu eğrilikler;
Aynı derecede olabilir,
Bir eğrilik diğerinden daha büyük olabilir,
Sağ veya sol konveks özellik gösterebilir.
Her iki eğrilik birlikte değerlendirilmeden doğru tedavi planı oluşturulamaz.
C ve S Tipi Skolyoz Arasındaki Fark
C tipi skolyoz ile S tipi skolyoz arasındaki temel fark eğrilik sayısıdır.
C tipi skolyozda tek ana eğrilik bulunurken, S tipi skolyozda birbirini dengeleyen iki ana eğrilik vardır. Bu durum omurganın biyomekaniğini ve tedavi yaklaşımını da etkileyebilir.
Her iki skolyoz tipinde de değerlendirme yapılırken;
Cobb açısı,
Eğriliğin yerleşimi,
Omur rotasyonu,
Hastanın yaşı,
Büyüme potansiyeli,
Klinik bulgular
birlikte değerlendirilmelidir.
S Tipi Skolyoz Nasıl Anlaşılır?
S tipi skolyoz erken dönemde belirgin şikâyet oluşturmayabilir. Hafif eğrilikler çoğu zaman okul taramalarında veya rutin fizik muayene sırasında fark edilir.
Eğrilik ilerledikçe dış görünüşte bazı değişiklikler ortaya çıkabilir.
Omuz, Bel ve Gövde Dengesindeki Değişiklikler
S tipi skolyozda görülebilecek belirtiler şunlardır:
Omuz seviyelerinde asimetri,
Kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi,
Bel üçgenlerinde farklılık,
Gövdenin orta hattan kayması,
Kalça seviyelerinde eşitsizlik,
Öne eğilme sırasında kaburga çıkıntısı oluşması.
Bu belirtilerin şiddeti eğriliğin derecesine ve omurların dönme miktarına göre değişebilir.
Radyolojik Görüntülemede S Şeklindeki Eğrilik
Kesin tanı ayakta çekilen tam omurga grafisi ile konulur.
Röntgen incelemesinde;
İki ana eğrilik,
Eğriliklerin yönü,
Cobb açıları,
Omur rotasyonu,
Gövde dengesi
ayrıntılı olarak değerlendirilir.
Gerekli görülen hastalarda omuriliğin değerlendirilmesi amacıyla manyetik rezonans görüntüleme (MR) de istenebilir.
S Tipi Skolyozda Derece ve Yerleşim Neden Önemlidir?
S tipi skolyozda yalnızca eğriliğin varlığı değil, her iki eğriliğin derecesi ve omurgadaki yerleşimi de tedavi planını doğrudan etkiler.
Bazı hastalarda iki eğrilik dengeli olabilirken bazı hastalarda biri belirgin şekilde daha baskın olabilir.
Skolyoz Derecesi Nasıl Ölçülür?
Skolyoz derecesi, Cobb yöntemi kullanılarak ayakta çekilen omurga grafileri üzerinde hesaplanır. S tipi skolyozun değerlendirilmesinde her iki ana eğriliğin derecesi ayrı ayrı ölçülür ve tedavi planı bu ölçümler doğrultusunda oluşturulur.
Genel olarak;
10–20 derece hafif,
20–40 derece orta,
Daha yüksek dereceler ileri eğrilik
olarak değerlendirilebilir.
Ancak derece tek başına tedavi kararını belirlemez.
Eğriliğin Seviyesi ve Dönme Miktarı
Torakal, torakolomber ve lomber bölgelerde yer alan eğrilikler farklı klinik özellikler gösterebilir.
Ayrıca omurların kendi ekseni etrafındaki dönme miktarı;
- Kaburga kamburluğunu,
- Gövde simetrisini,
- Kozmetik görünümü,
- Solunum fonksiyonlarını
etkileyebilir.
Bu nedenle S tipi skolyoz her zaman üç boyutlu olarak değerlendirilmelidir.
S Tipi Skolyoz Egzersizleri Neden Önemlidir?
Egzersizler, S tipi skolyoz tedavisinin önemli destekleyici bileşenlerinden biridir.
Temel amaç;
Omurga stabilitesini artırmak,
Kas dengesini sağlamak,
Postürü düzeltmek,
Günlük yaşam kalitesini yükseltmektir.
Postür ve Kas Dengesini Destekleyen Yaklaşım
İki eğriliğin bulunması nedeniyle bazı kas grupları normalden fazla çalışırken bazıları zayıflayabilir.
Kişiye özel planlanan egzersizler;
- Gövde kaslarının güçlenmesini,
- Omurga dengesinin korunmasını,
- Duruş farkındalığının gelişmesini,
- Hareket koordinasyonunun artmasını
destekleyebilir.
Egzersizin Takip Sürecindeki Katkısı
Düzenli egzersiz programları;
Kas dayanıklılığını artırabilir,
Günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırabilir,
Hareket kabiliyetini koruyabilir,
Tedaviye uyumu artırabilir.
Ancak egzersizler tek başına tüm eğrilikleri düzeltmez ve düzenli hekim kontrollerinin yerine geçmez.
S Tipi Skolyozda Hangi Egzersizler Tercih Edilir?
S tipi skolyozda uygulanacak egzersizler; eğriliğin yönüne, derecesine ve hastanın yaşına göre belirlenmelidir.
Her hastaya aynı program uygulanması doğru değildir.
Skolyoz Egzersizleri Hangi Hastalarda Önerilir?
Skolyoz egzersizleri, S tipi skolyozu bulunan uygun hastalarda omurga dengesini desteklemek, kas kuvvetini artırmak ve postürü geliştirmek amacıyla önerilebilir. Egzersizlerin içeriği hastanın eğrilik derecesine, yerleşimine ve klinik özelliklerine göre bireyselleştirilmelidir.
Sıklıkla kullanılan yaklaşımlar arasında;
Gövde stabilizasyon egzersizleri,
Core güçlendirme çalışmaları,
Schroth temelli egzersizler,
Postür eğitimi,
Kontrollü esneme uygulamaları
bulunmaktadır.
Nefes, Esneme ve Denge Çalışmaları
Skolyoz egzersiz programlarında;
Solunum egzersizleri,
Esneklik çalışmaları,
Denge egzersizleri,
Gövde farkındalığını artıran uygulamalar
önemli yer tutar.
Özellikle torakal eğriliklerde nefes egzersizleri göğüs kafesi hareketliliğini destekleyebilir ve postür kontrolüne katkı sağlayabilir.
S Tipi Skolyoz Tedavisi Nasıl Planlanır?
Skolyoz tedavisi, yalnızca eğriliğin S tipi olmasına göre değil; eğriliklerin derecesi, hastanın yaşı, büyüme potansiyeli, ilerleme riski ve klinik bulguları birlikte değerlendirilerek planlanır. Aynı tip skolyoza sahip iki hastada bile tamamen farklı tedavi yaklaşımları uygulanabilir.
Tedavinin temel hedefleri şunlardır:
- Eğriliğin ilerlemesini önlemek,
- Omurga dengesini korumak,
- Ağrıyı azaltmak,
- Fonksiyonel kapasiteyi artırmak,
- Yaşam kalitesini yükseltmek.
Skolyoz Tedavisi Ne Zaman Gündeme Gelir?
Tedavi seçenekleri hastanın klinik durumuna göre belirlenir.
Bunlar arasında;
Düzenli takip,
Skolyoza özel egzersiz programları,
Fizik tedavi uygulamaları,
Korse tedavisi,
Gerektiğinde cerrahi tedavi
yer alabilir.
Cerrahi kararında yalnızca derece değil, ilerleme hızı ve hastanın genel durumu da dikkate alınır.
Kifoz ve Skolyoz Arasındaki Fark Nedir?
Kifoz ve skolyoz, omurgada görülen iki farklı deformitedir. Skolyoz omurganın yana doğru eğrilmesini ifade ederken, kifoz omurganın öne doğru eğriliğinin normalden fazla artmasıyla karakterizedir.
Bazı hastalarda her iki deformite birlikte görülebilir. Bu durumda değerlendirme ve tedavi planı daha kapsamlı şekilde yapılmalıdır.
S Tipi Skolyoz İçin Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda ortopedi ve travmatoloji veya omurga cerrahisi konusunda deneyimli bir uzmana başvurulması önerilir:
- Omuz veya kalça seviyelerinde belirgin asimetri fark edilmesi,
- Öne eğilme sırasında kaburga çıkıntısının görülmesi,
- Sırt veya bel ağrısının giderek artması,
- Çocuk veya ergenlik döneminde hızlı boy uzamasının devam etmesi,
- Eğrilikte ilerleme şüphesi bulunması,
- Kol veya bacaklarda uyuşma ya da güç kaybı gelişmesi,
- Daha önce skolyoz tanısı alınmasına rağmen düzenli takip yapılmaması.
S tipi skolyoz, omurgada iki ana eğriliğin bulunduğu bir skolyoz tipidir ve tedavi planı yalnızca eğriliğin şekline göre değil; derece, yerleşim, omur rotasyonu, yaş ve büyüme potansiyeli dikkate alınarak oluşturulur. Kişiye özel planlanan egzersiz programları, düzenli takip ve gerektiğinde uygun tedavi yöntemleri sayesinde omurga dengesi korunabilir, yaşam kalitesi artırılabilir ve eğriliğin ilerleme riski kontrol altına alınabilir.

Doç. Dr. Ömer Bozduman, 2008’de mezun olduğu tıp eğitiminden sonra acil sağlık birimlerinde görev yapmış, 2016’da Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlığını tamamlamıştır. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nde görev yapan Bozduman, Memorial Antalya Hastanesindeki çalışmalarının ardından günümüzde İstanbul’daki özel kliniğinde omurga cerrahisi, artroplasti, artroskopi ve ortopedik travma alanlarında hizmet vermektedir.


